AnasayfaKapiTakvimSSSAramaKayıt OlGiriş yap
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
En son konular
» Duyuru..Hocalı Katliamını Unutma, UNUTTURMA!
Salı Şub. 28, 2012 8:03 am tarafından AyMaRaLCaN

» Basit yaşayacaksın. Basit
Çarş. Haz. 09, 2010 1:48 am tarafından Misafir

» Aşk 29 Harftir..
Çarş. Haz. 09, 2010 1:48 am tarafından Misafir

» SENi SEViYORUM
Çarş. Haz. 09, 2010 1:47 am tarafından Misafir

» BÖYLE SEVDİM İŞTE
Çarş. Haz. 09, 2010 1:44 am tarafından Misafir

» Delinin Veliye Tavsiyesi
Paz Haz. 06, 2010 3:44 am tarafından Misafir

» Dört Dirhemlik Gömlek
Paz Haz. 06, 2010 3:44 am tarafından Misafir

» Eğer Göndermeseydi
Paz Haz. 06, 2010 3:44 am tarafından Misafir

» Nereden ve Nasıl aldın
Paz Haz. 06, 2010 3:43 am tarafından Misafir

Tarıyıcı
 Kapı
 Indeks
 Üye Listesi
 Profil
 SSS
 Arama
Forum
Ortaklar
bedava forum
Giriş yap
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Beni hatırla: 
:: Şifremi unuttum

Paylaş | 
 

 NaZıM HiKMeT - YaŞaMaYa DaiR 1-2-3

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
AyMaRaLCaN
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 968
Kayıt tarihi : 18/04/10

MesajKonu: NaZıM HiKMeT - YaŞaMaYa DaiR 1-2-3   Çarş. Nis. 21, 2010 4:28 pm

1

Yaşamak şakaya gelmez,
büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
bir sincap gibi mesela,
yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,
yani bütün işin gücün yaşamak olacak.

Yaşamayı ciddiye alacaksın,
yani o derecede, öylesine ki,
mesela, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda,
yahut kocaman gözlüklerin,
beyaz gömleğinle bir laboratuarda
insanlar için ölebileceksin,
hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,
hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken,
hem de en güzel en gerçek şeyin
yaşamak olduğunu bildiğin halde.

Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,
yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin,
hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,
ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,
yaşamak yanı ağır bastığından.

1947

2

Diyelim ki, ağır ameliyatlık hastayız,
yani, beyaz masadan,
bir daha kalkmamak ihtimali de var.
Duymamak mümkün değilse de biraz erken gitmenin kederini
biz yine de güleceğiz anlatılan Bektaşi fıkrasına,
hava yağmurlu mu, diye bakacağız pencereden,
yahut da sabırsızlıkla bekleyeceğiz
en son ajans haberlerini.

Diyelim ki, dövüşülmeye değer bir şeyler için,
diyelim ki, cephedeyiz.
Daha orda ilk hücumda, daha o gün
yüzükoyun kapaklanıp ölmek de mümkün.
Tuhaf bir hınçla bileceğiz bunu,
fakat yine de çıldırasıya merak edeceğiz
belki yıllarca sürecek olan savaşın sonunu.

Diyelim ki hapisteyiz,
yaşımız da elliye yakın,
daha da on sekiz sene olsun açılmasına demir kapının.
Yine de dışarıyla birlikte yaşayacağız,
insanları, hayvanları, kavgası ve rüzgarıyla
yani, duvarın ardındaki dışarıyla.

Yani, nasıl ve nerede olursak olalım
hiç ölünmeyecekmiş gibi yaşanacak...

1948

3

Bu dünya soğuyacak,
yıldızların arasında bir yıldız,
hem de en ufacıklarından,
mavi kadifede bir yaldız zerresi yani,
yani bu koskocaman dünyamız.

Bu dünya soğuyacak günün birinde,
hatta bir buz yığını
yahut ölü bir bulut gibi de değil,
boş bir ceviz gibi yuvarlanacak
zifiri karanlıkta uçsuz bucaksız.

Şimdiden çekilecek acısı bunun,
duyulacak mahzunluğu şimdiden.
Böylesine sevilecek bu dünya
'Yaşadım' diyebilmen için...

1948

_________________
BİRGÜN
Ben sensiz günlerime yanarken
Belki sen bensizliğe sevineceksin
Ama şunu unutmaki birtanem
Sende birgün seveceksin
[i]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://ay-maral-can.tr.gg/
 
NaZıM HiKMeT - YaŞaMaYa DaiR 1-2-3
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Türkce Şiirler-
Buraya geçin: